• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/www.tipfakultesi.org
Üyelik Girişi
ARAMA MOTORU(CTRL+F)
ACİL HASTAYA YAKLAŞIM
SUNUMLAR
KONGRELER(SUNUMLAR)
KİTAPLAR

Çocuklarda Öksürük

Öksürük solunum yolu hastalıklarının en önemli ve en sık görülen semptomlarından biridir. Çocuklarda en sık hastaneye başvuru nedenidir. 

Etkinlikleri kanıtlanmamış olmasına rağmen, birçok ilacın kullanılması ile ciddi sağlık harcamalarına neden olur
Çocuklarda öksürük genellikle viral infeksiyonlarla ilişkidir, tipik olarak çoğu kendiliğinden düzelir. 
Gribal bir infeksiyonun başlangıcından sonra öksürük; okul çağı çocuklarının % 35-40’ında 10 güne kadar, solunum yolu yolu infeksiyonundan sonra okul öncesi çocukların % 10’unda 25 güne kadar uzayabilir. 
Ayrıca iç ve dış hava kirliliği, nem, irritan gazlar, sigara maruziyeti gibi çevresel faktörler çocuklarda öksürüğe yol açar.

Epidemiyoloji:

Öksürük prevelansı Avrupa ve ABD’deki birçok komitenin yaptığı anketlerde populasyonun % 9-33’ünde görüldüğü tahmin edilmektedir.
Altı-on iki yaş grubu okul çocuklarında kronik öksürük prevelansı % 5-10’dur. 
Retrospektif ve prospektif çalışmalarda kliniklerde görülen kronik öksürüklü çocukların büyük çoğunluğunun daha küçük yaşlarda (ortalama 2-3 yaş) olduğu görülmüştür.

Patofizyoloji:
Öksürük, solunum sisteminden sekresyonların ve yabancı maddelerin temizlenmesinde önemli rolü olan koruyucu bir reflekstir.
Öksürük reseptörleri larinksten segmental bronşlara kadar olan bölümde bulunur.
**Ayrıca farenks, paranasal sinusler, dışkulak yolu, timpanik membranlar, plevra, perikart, diyafragma ve midede bulunur. Bu nedenle çocuklarda öksürüğün nedeni araştırılırken bu bölgeler de gözönünde bulundurulmalıdır. 
**Öksürük refleksi çocuklarda yaklaşık 5 yaş civarında olgunlaşır. 
Erişkinler mevcut hava yolu sekresyonlarını kolayca çıkarırken, çocuklarda bol bulunan sekresyonlar bu yaştan önce kolay çıkarılamaz.
**Bu nedenle çocuklara bu yaştan(5 yaş) önce kabuklu yiyecekler verilmemesi önerilir.

Öksürük refleks duyarlılığı, hastalıklar ve ilaçlara bağlı olarak değişebilmektedir. Viral bir infeksiyondan sonra 2-3 haftalık dönemde öksürük refleksi hiperreaktif olur ve koku, aerosol, ısı değişiklikleri gibi zararsız uyaranlar öksürüğü kolaylıkla uyarır. Bu dönemde hasta semptomatiktir. Takiben duyarlılık azalır.
Bazı durumlarda bu aşırı duyarlı durum tetikleyen olayı takiben kronik öksürük gelişimine yol açar.
*Atopi, gastroözofageal reflü (GÖR), astım, kronik infeksiyonlar, otoimmün hastalıklar, angiotensin-converting enzim (ACE) inhibitör tedavisi, sigara maruziyeti gibi çeşitli tetikleyici faktörlerin kronik öksürük gelişimini arttırdığı düşünülmektedir.

Çocuklarda Öksürük Sınıflaması:

Öksürük iki kategoride incelenir: normal veya beklenen öksürük ve anormal öksürük

Normal veya Beklenen Öksürük: Objektif ölçümlere göre solunum hastalığı olmayan sağlıklı okul çağında çocuk (ort:10 yaş) günde ortalama 10-11 (34
kadar) öksürük episodları olabilir

**Özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde yineleyen viral infeksiyonlar çocuklarda yaygındır. Öksürük reseptörlerinde duyarlılık artışı vardır. Persistan öksürüğe neden olabilir

Anormal Öksürük: Çocuklarda anormal öksürük; süreye göre (akut/subakut/kronik), öksürük karekteri ve kalitesine göre (kuru/yaş), zamanına göre (gece/gündüz), yaş grubuna göre (bebeklik/çocukluk çağı/
adölesan) ve etiyolojiye göre (spesifik/nonspesifik) sınıflandırılır

**Öksürük süresine göre erişkin çalışmaları ve rehberlerinde 3 haftadan kısa sürenler akut öksürük, 3-8 hafta subakut, 8 haftanın üzeri kronik öksürük olarak
tanımlanır.
Çocuklarda ise 2 haftadan kısa sürenler akut öksürük, kronik ya da persistan öksürük çalışma ve rehbere bağlı >3-12 hafta arasında değişmektedir.

Erişkin ve çocuklarda akut ve subakut öksürük çoğunlukla viral üst solunum yolu infeksiyonu ile ilişkilidir, spesifik ayırıcı tanı testlerine gerek yoktur

Öksürük karakteri ve kalitesi bazı çocuklarda tanınabilir spesifik bir etiyolojiyi düşündürebilir. (Tablo 1)



Çocuklarda kuru veya yaş öksürük bronşlarda sekresyonlarla ilişkilidir.
Çocuklar fazla sekresyonları ender olarak çıkarmalarına rağmen, yaş öksürük yerine produktif öksürük tanımlaması kullanılabilir.

Kistik fibrozis olmayan kronik yaş öksürüklü çocuklarda son zamanlardaki çalışmalarda çocukların büyük bir bölümünde endobronşiyal bakteriyel bir
infeksiyon olduğu saptanmıştır.

Kronik öksürük  ve pürülan balgam çıkaran çocuklar kistik fibrozis,bronşektazi ve silier dismotilite sendromları yönünden değerlendirilmelidir.

Kronik öksürüklü çocuklarda yapılan bronkoalveoler lavajlarda yüksek oranda infeksiyon bulgusuna rastlanılmıştır (24). Boğmaca, tüberküloz, yineleyen viral
infeksiyonlar ve kronik üst solunum yolu infeksiyonları gibi birçok infeksiyon hastalığı uzamış öksürüğe neden olabilmektedir.
**Boğmaca benzeri hastalıklar olarak bilinen solunum yollarının Bordetalla pertussis, parapertussis, adenovirus, mikoplazma, klamidya ile olan infeksiyonlarında tipik olarak spazmodik boğulur tarzda paroksismal bir öksürük paterni görülebilir.

**Gece öksürükleri sıklıkla astımı düşündürür. Bu bulgu objektif çalışmalarla doğrulanmamıştır.
**Sütçocukluğu ve çocuklarda öksürük başlama yaşı tanı için önemlidir. Bu yaş grubunda üst ve alt solunum yolu anatomik anormallikleri ve yabancı cisim
daha sık görülür (Tablo 1) (10,17,19).
Spesifik öksürük altta yatan solunum veya sistemik hastalıkla ilişkilidir. Birlikte bulunan semptom, bulgular, radyografi ve laboratuvar sonuçlarıyla tanı
konur (Tablo 2). Günlük yaş öksürük sıklığı spesifik öksürük varlığının en iyi klinik belirleyicisidir. Kronik dispne ve hemoptizi öyküde önemlidir. Göğüs dinleme bulguları vardır ve radyografisi anormaldir(10,17,19).
Öykü ve fizik incelemede altta yatan önemli bir hastalığa ait spesifik göstergeleri olmayan, öksürük dışında sağlıklı görünen bir çocukta yalnızca kronik öksürük varlığı non-spesifik öksürük olarak değerlendirilir. Genellikle izole kuru öksürük vardır. Çoğu vakalarda non spesifik öksürük postviral infeksiyon ile ilişkilidir ve artmış öksürük reseptör duyarlılığı vardır. Bu hastaların çoğu kendiliğinden düzelir
(10,17,25,26).
Erişkinlerde yapılan prospektif çalışmalarda kronik non spesifik öksürük yapan üç ana neden olarak üst hava yolu öksürük sendromu (ÜHÖS), astım, GÖR
saptanmıştır (19).
Üst hava yolu öksürük sendromu daha önceleri postnazal akıntı sendromu olarakta bilinir. Öksürük hipofarenks ve larenkste yerleşmiş öksürük reseptörleri-
nin burun ve sinüslerden akan sekresyonlarca direkt fiziksel uyarı veya kimyasal irritasyon yoluyla uyarılmasıyla ortaya çıkmaktadır. Postnazal akıntının en
önemli nedeni, allerjik rinit veya kronik rinosinüzittir. Fizik muayenede boğaz arkasında kaldırım taşı görünümü dikkati çeker ve postnazal akıntı görülebi-
lir (27).
Çocuklarda kronik non-spesifik öksürükle ilişkili veriler sınırlıdır. Bir çalışmada pediatrik solunum merkezine gönderilen ve daha önce astım tanısı almış
çocuklarda en sık % 40 oranında uzamış bakteryel bronşit tanısı almıştır (28). ABD’de büyük çocuklarda yapılan çalışmada ise sırası ile en sık % 28 GÖR,
% 23 üst hava yolu öksürük sendromu, % 13 astım saptanmıştır (29). 2008 yılında Türkiye’de yapılan çalışmada ise en sık kronik öksürük nedenleri sıra ile % 25 astım, % 23 uzamış bakteriyel bronşit, % 20 üst hava yolu öksürük sendromu bulunmuştur (30).
Sütçocukluğu döneminde ve çocuklarda GÖR yaygındır. Sağlıklı bebekler arasında görülme sıklığın % 40 ile 65 arasında olduğu bildirilmektedir. Bir-dört
ay arası en sık görülen dönem olup, bir yaşından sonra spontan olarak azalmaktadır. GÖR çocuk ve erişkinlerde değişik mekanizmalarla vizing ve öksü-
rük gibi kronik semptomlarına neden olabilir (Tablo 3)


Psikojenik öksürük; kuru, kaz ötmesi gibi gün içerisinde aralıklı yineleyen öksürük tipidir. Semptomlar çocuğun ilgisi başka yöne çekildiğinde ve gece uyku sırasında kaybolması tipik özelliğidir.

Kronik öksürüklü çocukların değerlendirilmesi:
Kronik öksürük yakınmasıyla getirilen bir çocukta detaylı anamnez alınmalı ve tam bir fizik muayene yapılmalıdır. Aşağıdaki belirtilen soruların yanıtlan-
ması öksürüklü çocuğun tanı ve tedavisinin planlanmasında yardımcıdır.
a) Çoçuğun yaşı
b) Öksürme süresi
c) Öksürüğün karakteri (boğmaca, trakeomalasi ?)
d) Öksürüğün kuru veya yaş olması
e) Gece öksürükleri
f) Spesifik nonspesifik öksürük ayırımı
g) Tetikleyen faktörler
h) Çocuklar ve aile üzerine etkisi tanımlanmalı
Çocuklarda kronik non-spesifik veya spesifik öksürüklerde uygulanması önerilen tanısal algoritmik yaklaşım Şekil 1 ve 2’de şematik olarak görülmektedir (17). Tüm hastalarda akciğer grafisi çekilmeli ve 6yaş üzeri çocuklara spirometri ve gerekirse reversibilite testi yapılmalıdır (10,22). Kısa etkili bronkodilatör
tedavi ile FEV1 de % 12’nin üzerinde düzelme olması astım tanısını destekler. Öksürükle gelen hastada solunum fonksiyon testleri normal olması astımı dış-
lamada daha yararlıdır. Hava yolu inflamasyonunun değerlendirilmesinde ekspirasyon havasında nitrik oksit (FeNO) kulanılır. Astımlı hastalarda FeNO’in
antiinflamatuvar tedavi ile düştüğü gösterilmiştir (33).Solunum fonksiyon testleri anormal ve kısa etkili bronkodilatör ile inhale kortikosteroid tedavisine
yanıt yoksa bronşektazi, aspirasyon, interstisyel akciğer hastalıklar, kronik infeksiyon, yapısal hava yolu anormallikleri, kardiyak patoloji düşünülmelidir.
Astım dışı spesifik öksürük belirleyicileri mevcutsa ve öksürük deneme tedavileri ile düzelmediyse ileri tetkiklerle araştırılmalıdır. Bronşektazi, interstisyel
akciğer hastalıklarında göğüs tomografisi veya yüksek rezolüsyonlu akciğer tomografisi, yineleyen infeksiyonlara bağlı öksürüklerde immunglobulinler,
yabancı cisim, hava yolu anormalliklerinde fleksible bronkoskopi, gastroözogeal reflude pH-metre, nonasidik reflude impedans çalışmaları önerilmektedir.
Yabancı cisim şüphesi veya üst hava yollarına ait öksürük düşünüldüğünde kulak burun boğaz uzmanı tarafından değerlendirme uygundur.




Non-spesifiköksürükte hasta gözlenir, izlenir, yine değerlendirilir. Uzamış yaş öksürüklerde başlangıçta olası uzamış bronşit veya kronik sinüzite yönelik antibiyotik teda-
visi; kuru öksürüklerde inhale kortikosteroid verilir ve ilaca yanıtı değerlendirilir.
Tedavi: Öksürük yakınmasıyla gelen hastada tedavi etiyolojiye yöneliktir. Çocuklarda kullanılan öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının etkinliği ve güvenirliği
tartışmalıdır (34). Yalnızca akut öksürüklü çocuklarda semptomatik ilaç kullanımı önerilmektedir. İki-onsekiz yaş arası akut öksürüklü çocuklarda bal kullanımının plaseboya kıyasla öksürük sıklığını azaltmada daha etkili, öksürük şiddetini azaltmada farkı olmadığı saptanmıştır. Kronik non-spesifik öksürüklerde etkisi tam olarak bilinmemektedir (35). Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi 2008’de öksürük ve soğuk algınlığı ilaçların 2 yaş altında kullanılmamasını önermektedir


Sonuç: Öksürük çocuklarda yaygındır ve büyük bir kısmını solunum yolu infeksiyonları oluşturur. Sekiz haftadan fazla sürede öksüren tüm çocuklar değerlendirilmelidir. Her hastada dikkatli öykü alınmalı ve fizik muayene yapılmalı; göğüs grafisi ve spirometri (>6 yaş ise) kronik öksürüklü tüm çocuklarda değerlendirilmelidir. Non-spesifik öksürük tespitinde yaş veya kuru öksürük karakterine dayanan yaklaşım tanıya yardımcı olabilir. Her vakada olabiliyorsa spesifik etiyolojiye dayanan tedavi önerilir. Aksi takdir-
de deneme tedavisi ile tedaviye alınan yanıt değerlendirilir. Çocuklarda kronik öksürüklerde semptomatik rahatlama için ilaç kullanımını destekleyen kanıtlar
yoktur.

KAYNAK: https://www.researchgate.net/publication/267717540_Cocuklarda_Oksuruk

ACİL HEKİMİNE TÜYOLAR
Saat
PROGRAMLAR
MAKALELER
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret205316
Takvim