• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/www.tipfakultesi.org
Üyelik Girişi
ARAMA MOTORU(CTRL+F)
ACİL HASTAYA YAKLAŞIM
SUNUMLAR
KONGRELER(SUNUMLAR)
KİTAPLAR

Fontanel Değerlendirmesi



Fontanel Değerlendirmesi
 
*Anatomik olarak yenidoğan kafasında 6 tane fontanel olduğu görülür. Bunlar ön, arka, iki tane mastoid ve iki tane sfenoid
fontanellerdir. Klinikte ön ve arka fontanellerin değerlendirilmesi daha fazla önem arz eder.
 
 
Muayene:
*Yenidoğanın fontanel muayenesi nörogelişimsel değerlendirmenin esasını oluşturur. Böylelikle klinisyene intrakranial basınç artışına ve kemik gelişim defeklerine ilişkin ipucu verir.
 
*Yenidoğan kafa muayenesi kafa şekli, baş çevresi,suturların üst üste binmesi, ön fontanel ve arka fontanelin boyutlarının değerlendirilmesi ile yapılır.
 
*Fontanel boyutu, fontanellerin önden arkaya olan ölçümünün, transverse uçların birbirine olan mesafesiyle toplamının yarısına eşittir.
 
*Fontanel muayenesi çocuk sakin, ağlamazken ve dik pozisyondayken yapılır.
 
*Yenidoğan kafası pelvik kanalda bir müddet kaldıysa ya da ilk
bebekse bir kalıba girebilir. Paryetal kemikler, oksipital ve frontal kemiklerin üzerine binebilir.Böyle bir durumda daha dikkatli bir değerlendirme gerekir.
 
*Normal bir fontanelde dik pozisyonda yapılan muayenede hafifçe bir pulsasyon alınabilir.Şiddetli bir pulsasyon alınıyor olması kafa içi basınç artışı, arteriovenöz fistül, sinüs ven
trombozu ve patent duktus arteriozus durumlarınında görülebilmektedir.
 
*Ön veya arka fontanelin normalden büyük olması veya küçük olması bazı hastalıklara işaret edebilmektedir
(tablo1).

*Fontanellerin küçük kalması başlıca mikrosefalikraniosinostoz ve konjenital hipertiroidiye işareteder.

GÖRÜNTÜLEME

*Neonatal kranium değerlendirilmek istendiğinde ön fontanel bir pencere gibi kullanılabilir.

*Eğer ön fontanel açıksa ventriküler dilatasyonu değerlendirmede ultrasonografi kullanışlı bir yöntemdir.

*Bilgisayarlı tomografi (BT) yapışık suturaları, dilate ventrikülleri, genişlemiş

subaraknoid boşluğu, beyin ölçülerini ve intrakranial ya da ekstrakranial kitleleri tespit edebilir.

*Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) de dejeneratif hastalıklarda olduğu gibi kortikal gri madde ve ak madde anormalliklerini gösterir.

*BT ve MRG’nin dezavantajı sedasyon gerektiriyor olması ve BT’nin radyasyon içeriyor olmasıdır.

NORMAL FONTANEL

ARKA FONTANEL:

*Doğumda arka fontanelin normal boyutu 24-32 gestasyon haftasında doğanlarda 5-15mm, gestasyon haftası 32 haftdan büyük olanlarda ise 8mm’nin altındadır.

*Arka fontranel genellikle tamamen 2-3 Ayda kapanır. Doğumda arka fontanelin 1cm’den büyük olması hipotiroidiyi düşündürmelidir.


 ÖN FONTANEL

*Ön fontanelin normal boyutu 20 ± 10 mm olduğu bilinmektedir.
*Klinikte fontanel değerlendirmesinde en sık ön fontanel kullanılmaktadır. İlk birkaç ay boyunca genişlerken ortalama 16-18 ay civarında kapanır.
Ön fontanel infantların yaklaşık %1’inde ilk 3 ayda, %38’inde ilk 1 yılda ve %96’sında ilk 24 ayda kapanır.
*Ön fontanelin erken kapanması, geç kapanması ya da normalden geniş olması bir dizi hastalığa işaret eder. Bu bulgulardan herhangi birine rastlanıldığında mutlaka eşlik edebilecek dismorfik bulgular da aranmalıdır.

ANORMAL ÖN FONTANEL

ÖN FONTANELİN GENİŞ OLMASI veya GEÇ KAPANMASI:
*
Ön fontanel ortalama 2.5 cm çapında ve eşkenar dörtgen şeklindedir.
*Ancak dolikosefali, plagiosefali, skafalosefali, doğum kanalında sıkışma gibi bazı nedenlere bağlı olarak şekil değişikliği gösterebilmektedir.
*Ön fontanel geniş olması durumunda intrakranial basınç artışı, subdural hematom, konjenital hipotiroidi, osteogenezis imperfekta ve raşitizm mutlaka düşünülmelidir.
**Menenjit, ensefalit, hidrosefali, hipoksik iskemik hasar, travma ve intrakranial hemoraji intrakranial basınç artışının en sık nedenleridir.
*Menenjit ve ensefalit tablosu çocuklarda yaş grubuna göre farklılıklar göstermektedir. Küçük yaşlarda klasik tablo görülmeyebilir. Ateş, kusma, baş ağrısı ve fotofobi başlıca semptomlar olmakla birlikte ilk semptom konvülziyon da olabilir ve dalgınlık, huzursuzluk ve koma görülebilir.
*BT incelemesinde subaraknoid boşluğun ön fontanele doğru genişlediği görülür. Klinikte de karşımızda fontanelin bombeleşmesi ve pulsasyonu olarak karşımıza çıkar.
*Hidrosefali obtrüktif tipte ya da non-obsstrüktif tipte olabilir. Her ikisinde de beyin omurilik sıvısının üretimi ve absorpsiyonu arsındaki dengenin bozulmasına bağlı olarak hidrosefali gelişir ve fontaneli açık hastalarda fontanel muayene bulgularına rastlanır. Ultrasonografi, BT veya MR ventriküllerde genişlemeyi gösterir.




*Ülkemizde konjenital hipotiroidi taraması tüm yenidoğanlara yapılmaktadır. Artmış TSH düzeyleri konjenital hipotiroidiye işaret eder. Fontanellerin muayenesinde de ön fontanelin geniş olması ve açık arka fontanel ile birleşme eğiliminde olması konjenital hipotiroidinin erken belirtisi olabilir. Aynı zamanda ön fontanel ile arka fontanel arasında 3. Bir fontanelin de bulunması konjenital hipotiroidide ve Down sendromunda görülebilir.

*Ülkemizde D vitamini kullanma destekleme programı sayesinde raşitizm görülme sıklığı 3 yaş altındaki çocuklarda %6’dan %0.1’ e gerilemiştir. Raşitizmde kraniotabes bulgusu eller temporal bölgeye konulup, parmak uçları paryetooksipital bölgeye bastırılması ile bakılır. Pinpon topunun çökmesi gibi bir his alınırsa bulgu pozitif olarak değerlendirilir. İlk 3-4 ayda var olması normal kabul edilirken raşitik çocuklarda 4 aydan sonra da devam eder.

ÖN FONTANELİN KÜÇÜK OLMASI VEYA ERKEN KAPANMASI

*Ön fontanel yaşamın 3. ayı kadar erken kapanabilir ve bu durum normalin varyantı olarak görülebilir. Ancak ne var ki baş çevresinin düzenli takibini gerektirir.
*Hayatın ilk iki yılı boyunca serebral gelişim hızı oldukça yüksektir. Kraniosinostoz bir ya da birden fazla kranial suturun erken kapanması sonucu oluşur . Kraniosinostoz 50’den fazla sendromla ilişkilidir. Apert sendromu, Cruzon sendromu ve Pfeiffer sendromu bunlardan bazılardır. Fontanellerin erken kapanması mikrosefaliye neden olur (Tablo2).

*Doğum sonrası yapılan ilk muayene ile kraniosinostoz ortaya çıkarılabilir. Normal olarak görülen suturaların birbiri üstüne binmesi birkaç hafta içinde düzelir. Primer kraniosinostoz geç bulguları arasında kafa içi basınç artışı, strabismus, propitozis ve işitme bozuklukları yer alır .
**Kraniosinostozun ilk değerlendirmesinde direkt grafi kullanılır. Ancak kraniosinostoz varlığı söz konusu ise üç boyutlu bilgisayarlı tomografi görüntülemesi yapılır.
*Kraniosinostoz ile ilişkili başlıca sendromlar Apert’s sendromu, Carpenter sendromu, Crouzon sendromu, Chotzen sendromu ve Pfeiffer sendromudur.

*Apert’s sendromu yüzde hipoplazi, ellerde ve ayaklarda sindaktili ve kraniosinostoz ile karakterize otozomal dominant geçişli genetik bir hastalıktır.

*Carpenter sendromu ellerde ve ayaklarda sindaktili ve yaygın görülen mental retardasyon dışında nadir de olsa konjenital kalp hastalıkları, korneal opasite, koksa valga ve genu valgum ile karakterize otozomal resesif geçişli genetik bir hastalıktır.
 
*Crouzon sendromu fibroblast growth faktör reseptör 2 genindeki defekt sonrası oluşan, yaygın fenotipik özelliği kraniosinostoz olan genetik bir hastalıktır. Bu hastalar ventrikülomegali, venöz hipertansiyon, serebrospinal sıvı akışında bozukluk ve serebellar tonsiller herniasyon riski ile karşı karşıya kalabilirler.

*Pfeiffer sendromu kraniosinostoz, yüzde orta hatta hipoplazi, oküler proptozis veya ekzoftalmus, geniş baş parmak ve büyük ayak parmakları, el ve ayaklarda sindaktili ile karakterizedir. Çoğu vaka sporadik ve bazen otozomal dominant geçiş gösterir.

SONUÇ

*İnfantlarda görülen anormal fontanelin pek çok nedeni olabilir. Bundan dolayı fontanelin doğru değerlendirilmesi muayenenin nasıl yapılması gerektiği çok önemlidir. Normalin varyantı ve patolojik olan durum birbirinden ayırt edilmelidir. Anormal fontanel tespit edildiğinde pediatrik nöroloji ve beyin cerrahi ile konsülte edilme edilmelidir.



ACİL HEKİMİNE TÜYOLAR
Saat
PROGRAMLAR
MAKALELER
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam5
Toplam Ziyaret217682
Takvim